Evde bal varsa hastalık yoktur

BAL İŞTAH AÇMAZ ŞEKERİ YÜKSELTMEZ KİLO YAPMAZ

Peygamber Efendimiz (s.a.v.): “Bal yiyin, zira içinde bal bulunduğu için, meleklerin rahmet dilemediği hiçbir ev yoktur. Bal yiyenin midesine bin deva girer ve milyonlarca günah uzaklaşır. Bir kişi ölür ve bedeninde bal bulunursa, bedenini cehennem ateşi yakmaz. Her sabah bal şurubu içenler hasta olmaz. Benim nazarımda, bal gibi şifa yoktur” buyurmuştur.

Bal mide ve bağırsak bozukluklarına iyi gelir,- mide ve onikiparmak bağırsağındaki ülserlerin ve dış yaraların kapanmasını sağlar. Romatizma, kalp, akciğer, karaciğer ve cilt hastalıklarına iyi gelir. Damar sertliği, sinir bozukluğu ve kansızlığa faydalıdır. Bal hem kabızlığı gideren, hem de ishali durduran bir ilaçtır. Bal yemek insanı gençleştirir, genç ve dinç tutar.

2010 yılında yayınlanan bir araştırmada 14 şişman olamayan sağlıklı kadında balın iştah hormonları (ghrelin, peptit YY) ve kan şekeri üzerine olan etkileri incelenmiştir. Balın kan şekerini çok yükseltmediği ve iştah hormonlarını fazla artırmadığı gözlenmiştir.

2004 yılında yapılan başka bir araştırmada, halis bal, glükoz ve sükrozun (çay şekeri) karşılaştırıldığında balın diyabetik ve hiperlipemik hastalarda kan şekerinini, homosistini (kardiyovasküler risk faktörü), CRP’yi (iltihap göstergesi) ve kan yağlarını düşürdüğü görülmüştür.

Farelerde yapılan araştırmalarda halis balın kilo vermeyi hızlandırdığı ve yağlanmayı azalttığı gösterilmiştir. Bu konuda yapılmış çok sayıda insan araştırmalarında balın obezite, diyabet ve kan yağları üzerinde faydalı etkileri gösterilmiştir. Balın ayrıca miyokart enfarktüsü korunmasında ve miyokard (kalp kası) performansının artırılmasında da yararı saptanmıştır.
[reklam1]
Bal-enfeksiyonlar

Eski çağlardan beri bal enfeksiyonların tedavisinde yoğun olarak kullanılmıştır. Balın bakteriler üzerine olan etkisi içerdiği hidrojen peroksit, metilgiloksal ve bee-defensin-1 gibi maddelere bağlanmaktadır.

Çok sayıda hayvan ve insan araştırmasında balın çeşitli enfeksiyonların tedavisinde faydalı olduğu gösterilmiştir.

Bal-Yanıklar

Balın yanıklar üzerine de olumlu etkileri vardır. 3.yüzyıl Yunan filozofu Celsus yanıkların tedavisinde bal ve kepek karışımını başarıyla kullanmıştır. Günümüzde yapılan çeşitli araştırmalarda da balın yanık tedavisinde yararlı olduğu göstermiştir.

Bal-yara tedavisi

Bal çeşitli yaraların tedavisinde geçmişte olduğu gibi günümüzde başarı ile kullanılmaktadır.

Bal-Probiyotikler

Son yıllarda probiyotiklerin insan sağlığı açısından ne kadar faydalı olduğu iyice anlaşılmıştır. Yeteri kadar bilinmese de bal probiyotiklerden de çok zengindir. Araştırıcılar balda çok sayıda bilinen probiyotikler yanında diğer yiyeceklerde bulunmayan en az 50 çeşit yeni laktik asit bakterisinin olduğunu göstermişlerdir. Bu bakterilerin en az 100 milyon yıllık olduğu saptanmıştır. 2000 yılında yapılan bir araştırmada çay şekeri ve balın probiyotik üremesi üzerine etkisi incelenmiş ve balın, şekere kıyasla probiyotik üremesini 10 ile 100 kat daha fazla artırdığını göstermişlerdir. Balın probiyotik artırıcı etkisi niçin enfeksiyonlara karşı doğal bir antibiyotik olduğu gerçeğini de göstermektedir.

Bal-Kanserler

Bal kanser korunma ve tedavisinde de kullanılan doğal bir gıdadır. Balın antikansorejen olması muhtemelen apotozisi artırarak, hücre üreme hızını azaltarak ve antioksidan ve antienflamatuar etkilerine bağlıdır.İnsan ve hayvanlarda yapılan çok sayıda araştırma balın birçok kanserin alternatif tedavisinde yerinin olabileceğini göstermektedir;

Skuamöz hücreli karsinom ve osteosarkom

Meme kanseri

Prostat kanseri

Endometriyum kanseri

Kalın bağırsak kanseri

Melanom

Mesane kanseri

Böbrek hücreli karsinom

***
[reklam1]
Bal- Mide-bağırsak hastalıkları

Bal mide-bağırsak hastalıklarının dahili ve cerrahi tedavisinde de başarı ile kullanılmıştır.

Bal-Öksürük

Çocuklarda yapılan çeşitli çalışmalarda balın öksürük tedavisinde de çok faydalı olduğu gösterilmiştir.

Bal-bebek beslenmesi

Balda bazen Clostridium botulinum isimli bakterinin endosporları bulunur. Bağırsakları henüz olgunlaşmamış süt çocuklarında tehlikeli olan toksik ishal gelişebilir. Bu nedenle hayatın ilk ayında bebelere bal verilmesi önerilmez.

*** Dr. Aidin Salih – Bal ile hazırlanan ilaçlar:
· 1 kilo tereyağı, su içinde 5-10 dakika kaynatılır, su üzerine çıkan tereyağı toplanır ve 500 gr. bal ile karıştırılır. Yaralara, egzamaya ve yanıkların üzerine sürülür. Aynı karışım kahvaltıda ekmekle de yenebilir.

· 3 yemek kaşığı papatya 500 gr. sıcak suya konur ve 1 saat demlenmeye bırakılır. 40 dereceye kadar soğuduktan sonra süzülür ve üstüne 3 yemek kaşığı bal eklenir. Anjin, ağız, dil, mide ve bağırsak yaralarına kullanılır (gargara yapılır, içilir, lavman yapılır).
· 1 çorba kaşığı bal, 1 bardak elma suyu içinde eritilir ve her sabah aç karnına içilir. Bilhassa karaciğer hastaları için çok şifalıdır. 10 gr. kaya tuzu 50 gr. ılık su ile eritilir. Sonra bu tuzlu sudan gerekli miktar alınır ve aynı miktar bal ile karıştırılır. Her sabah-akşam ılık olarak 7-8 damla kulağa damlatılır. Ortakulak iltihabı, mantar ve kulak uğultusuna iyi gelir.
· Ceviz yaprağı çay gibi demlenir ve süzülür. 40 dereceye kadar soğuduktan sonra bal eklenir. Her gün çay gibi içilirse, vücuda kuvvet ve canlılık verir.
Ballı sarımsaklı ilaç:
10 tane limonun suyu, tahta havanda dövülmüş 10 baş sarmısak ve 1 kilo bal ile karıştırılarak cam kavanoza konur. Ağzı 3 kat pamuklu bezle kapatılır, karanlık ve serin bir yerde 7 gün bekletilir. Yedi gün sonra kapağı kapatılarak buzdolabına konur. Yıllarca saklanabilir, ne kadar uzun kalsa o kadar kuvvetlenir. Hazırlanan karışımdan günde bir defa olmak üzere 4 çay kaşığı yutulur. Her defasında ağza 1 çay kaşığından fazla olmayan bir miktar alınır. Bu miktarı çabuk yutmadan, ağızda dağılmasını sağlayacak şekilde dolandıra-dolandıra eritmek gerekir. İlacın bu şekilde tüketilmesi önemlidir, çünkü ilacı midenin değil, ağızdaki kılcal damarların emmesi gerekir. Her gün belli bir saatte aç karnına bu ilaç bitene kadar içilir. Bu mükemmel ilacın, bu şekilde tüketilmesi kalp ve beyin damarlarını temizleyerek açar. İçilerek tüketildiğinde, mide ve 12 parmak bağırsağı ülserine, midedeki H. Pylori enfeksiyonuna son verir. Bu kür senede bir defa olmak üzere sağlıklı olanların hastalanmaması, hasta olanların ise iyileşmesi için kullanılır. Ayrıca 40 yaşın üzerindekiler bu ilacı her türlü derde karşı kullanabilirler.

NOT: Limon suyu yerine sirke de kullanılabilir.

1 okunma

Etiketler : , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

  Benzer Yazılar


  Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır, yazı hakkındaki düşüncelerinizi paylaşmaktan çekinmeyin.